Kültürel Sorunlar Yemekler

Kültürden anladığımız, kültürün mantar olanı Mı?

Yazan: Giresun Blog
Bu sitedeki içerikler Gönüllü Giresun Blog yazarları tarafından hazırlanmaktadır. İçerikten dolayı giresunblog.com sorumlu tutulamaz. Siz de buraya tıklayarak Giresun Blog'da gönüllü yazar olabilirsiniz.

Sisli puslu bir Giresun akşamı telefonum çaldı, arayan ”Tek aşk Giresunspor”u kendine yaşam biçimi seçmiş bir arkadaşım. Heyecanla ”Falanca kanalı aç, Giresun kültürü ile ilgili bir program var, izlemelisin.” dedi. Söylediği kanalı açtım; fındık dalları altında, bir sacayak üzerinde pancar diblesi yapıyor bir teyze. Oysa arkadaşım ”Giresun kültürü ile ilgili” demişti!

Biz Giresunlular, kültür kavramının içini hakkıyla dolduramıyoruz, eksik algılıyoruz kanaatinde oldum hep. Evet, örneğin kiraz turşusu bir kültürdür. Kirazı henüz olgunlaşıp, şekerlenmeden dalından toplayıp, tuzlamak kesinlikle bir kültürdür ve Giresun yöresine aittir. Örneğin; Giresun’a misafir olarak gelen Mersinli birine ”Kiraz turşusu var, yer misin?” diyerek ikramda bulunmak isteseniz, şaka yaptığınızı düşünür muhtemelen.

uk_giresun112 Yine, sakarca kızartması bir kültürdür. Baharla birlikte özellikle fındık bahçelerinde kendiliğinden yetişen bu beyaz çiçekli bitkinin yenilebilir olduğunu Giresunlular keşfetmiştir, bizim kültürümüzdendir dolayısıyla. Karalahana diblesi, çileklik çorbası, kaldirik turşusu, ısırgan otu yağlaşı (ki doğal Giresun pudingidir), mantar turşusu vs. hepsi birer Giresun kültürü örneğidir.

(Buraya kadar yazdıklarıma bir virgül koymak istiyorum. Çünkü buraya kadar örneklediğim her şey Giresun kültürü idi ama sanki bir şeyler eksik değil miydi?)

İlginizi çekebilir:  Adı da Ordu Havaalanı olsun o zaman

Yöresel Kültür Nedir?

Ham bir tanımlama ile; yöre insanının geçmişini içine alan uzun bir süreç içerisinde meydana getirdiği ve kuşaktan kuşağa aktardığı, maddi ve manevi özelliklerin tamamı. O yöre insanının kimliği, diğer yörelerden ayıran belirgin farklılığının tamamıdır. Kısacası, kendine özgü yaşayış ve düşünüş şeklidir. Düşünüş şekli?!

Bir örnekleme ile açacak olursak; kirazın turşusunu kurmak bir kültürdür ama bir düşünüş şeklidir aynı zamanda. Yani arkadaşımın bana izlememi önerdiği programda, pancar diblesi yapan teyze Giresun kültürünü tanıtıyordu şüphesiz. Ama bu sadece kültürümüzün bir parçası olabilir. Ki bu da yemek kültürüdür. Oysaki, toplumlar sadece damak tadı ile ilgili meseleler üzerine kafa yorup düşünmezler. Ama ben Giresun ile ilgili izlediğim her tv programında veya okuduğum her makalede turşu türleri ve orman bitkilerinden öte bir şeye tanık olmadım. Üzgünüm ama olmadım.

O halde kültür algımızı sorgulamamız, yeniden bir düzenleme yapmamız gerek. Televizyon programcıları gidecekleri ilin valiliği, dernekleri ile temasa geçip, onların hazırladıkları dokümanlara göre programlarının içeriğini oluştururlar. Sen tutup bu insanlara sadece fındık dalında sallanan çocuğu veya hamsi buğulama yapan teyzeyi gösterirsen; ”Picoğlu bizim kültürümüzden değil midir?” diye sorarlar adama!

İlginizi çekebilir:  Şehrimiz ve Kitap Okuma Bilinci

picoglu-osman Evet, ıslıklarla yıllardır karşıdan karşıya kendine has bir şekilde anlaşan köylülerimiz bizim farklı bir kültürümüzdür. Ama Giresun karşılaması da bir kültürdür.
”Kirazın derisinin altında kiraz
Narın içinde nar
Benim yüreğimde boylu boyunca
Memleketim var” diyen, bu toprağın çocuğu Türk Edebiyatı’nın büyük şirlerinden Bedri Rahmi Eyüboğlu bir kültür değil midir?!

”Kaç yıl oldu oğul gözüm yollarda
Neylersin nişlersin yaban ellerde” diyerek yakınan değerli halk ozanımız Akif Şirin, bir kültür değil midir? Karalahana sarması kadar değeri yok mudur bizim için?

Yine merhum bestekar Fethi Karamahmutoğlu, önemli ressamlarımızdan Burhan Temel, Giresun’un yitik şairi olarak tanımlanan Can Akengin, ünlü keman sanatçımız Özer Sezgin Bey, ressam Rafet Ekiz, şair Cemil Sabri Efendi… ve daha niceleri bu toprağın öz kültürüdür.

İlginizi çekebilir:  Giresun'da eğlence ve kültür-sanat faaliyetleri resmen bitiyor

can-akengin                burhan_temel               rafet-ekiz

Hayatımda bir defa Giresun Günleri’ne gittim, bir daha da gitmedim! Utandım çünkü, ezildim. Sinoplu bir arkadaşımı da beraberimde götürmüştüm. Size önerim başka bir şehirden misafir götürmeyin yanınızda. Feshane’den ayrılırken arkadaşınız; ”Kiraz turşusu felan güzel hoş da, yok mu bu memleketin yazarı çizeri?” diyerek size de sorabilir. Ve siz, iyi fındık dalı silkeleyen çocuğa ”Maşşallaaah” çekilen; iyi resim çizebilen çocuğa ”Ressam mı kesildin başımıza andırın çocuğu” diye fırça çekilen bir toprağın çocuğu iseniz, (ki öylesiniz) sizin de başınız öne eğilebilir.

Sözümün özü şudur: ”Kültürden anladığımız, kültürün mantar olanıdır.” Başka şehirler olaya nasıl bakar, nasıl değerlendirir bilemem. Ama Giresun ve Giresunluya bu sığ bakış açısı yakışmaz.

Buradan sivil tolum örgütlerimizin idarecilerinden bir ricam olacak. Lütfen, Giresun ile ilgili nerede ne sunum yapıyorsanız; kaldirik kızartması standının yanına, Giresun’un has kültürünün has çocuklarının da olduğu küçük bir köşe koyun. Lütfen!

Yorum yaparak bu yazıdaki tartışmaya katılın

3 Yorum

%d blogcu bunu beğendi: