Giresunum Sorunlar

Karadeniz Sahil Yolunun Doğadan Alıp Götürdükleri!

Bu sitedeki içerikler Gönüllü Giresun Blog yazarları tarafından hazırlanmaktadır. İçerikten dolayı giresunblog.com sorumlu tutulamaz. Siz de buraya tıklayarak Giresun Blog'da gönüllü yazar olabilirsiniz.

“Mavi ile yeşilin buluştuğu yerdir; Karadeniz” olarak söze başlanır ya hani, o maviyle yeşilin arasından koca bir otoyolun geçtiğini göz ardı ederiz hep. Yapılan bu otoyolla neleri feda ettiğimizi hep görmezden geliriz. Rant uğruna yapılan bu yolun sebep olduğu tahribat ve yıkımları düşünmek bile istemeyiz.

Sahillerimizin ve kıyı etkinliklerimizin olmayışından yakınırız ya hep, güzel ilimiz Giresun’un kıyı turizmi, sahilleri ve plajları bu yıkıma kurban gitmiştir. Denize girebileceğimiz plajlarımız bile sınırlıdır artık. Halkın denizle bağlantısı kesilmiştir çünkü. Bu sebeple bilinçsizce kıyılardan denize girilmesi birçok boğulma olaylarına da sahne olmuştur. Ayrıca denizin taşlarla doldurulması denizde yaşayan birçok canlı türünün doğal yaşamının bozulmasına da neden olmuş ekolojik denge altüst olmuştur.

Peki, neden engelleyemedik bu tahribatı? Engelleyemeye çalışmadık mı? Elbette engellemeye çalıştık. Karadeniz insanı bu katliama dur demek istemiş ancak halkın tepkilerine duyarsız kalınmış.

Günümüzde sahilleri ve yeşilliği korunan Karadeniz ili Ordu bu tahribatı yarasız olarak atlatmıştır. Bunda da elbette halkın bir bütün içinde yaptıkları protestolar, açtıkları davalar zor da olsa işe yaramıştır.

İlginizi çekebilir:  Giresun Markalaşıyor mu?

Karadeniz sahil yolu bazı çevrelerce olumlu karşılanmış. Çünkü halk bu yolu kendilerine yapılan bir hizmet olarak algılamış. Ancak yapılan tahribatı görünce hayal kırıklığına uğramışlar. Sahile inmek istemişler sahil yok. Denize girmek istemişler plaj yok. Balık tutmak istemişler doğru düzgün kıyıları bile yok. Kıyılar hep taşlarla doldurulmuştur artık. Karadeniz’in en ünlü denizcilik faaliyeti olan balıkçılık zamanla yok olmaya başlamıştır.

Giresun’un ilçelerine baktığımızda koca yolun ortasında az sayıda üst geçidin olması halka zor anlar yaşatmaktadır. Bu durumda insanlar yolun karşısına geçmek için ya canlarını tehlikeye atacaklar ya da ilçenin bir ucunda olan üst geçide yürümek zorunda kalacaklar.

Yapılan bu yolda kullanılan malzemelerin oldukça kalitesiz ve ucuza kaçıldığının örnekleri de mevcuttur. Artvin-Hopa yolunda denizde dalgaların 10 metreyi bulması sonucu dalgaların istinat duvarını yıkarak yolun çökmesine neden olduğu gözle görülür bir örnektir.

Karadeniz Sahil Yolunun yapımı ayrıca trafik ve kısıtlı alan sorunlarını da beraberinde getirmiştir. Kent içi yollarda trafik sorunları daha da artmaya başlamıştır. Kentsel yapı yetersiz kalmış, çirkin yapılaşma çoğalmıştır. Bu projenin şehir planmasına uygun olmadığı da açıkça ortadadır.

İlginizi çekebilir:  Giresun 2015 Tanıtım Filmi - Yeni Versiyon

Bu yolun yapımına karşı çıkan bir takım bilim insanları alternatif proje üretmişler. Ancak onlarında yoluna taş konulmuş. “Hizmete engel olmak isteyen insanlar” olarak anılmışlar ve projelerini hayata geçirmelerine engel olmuşlardır.

Bu tahribat günümüzde hala sel ve heyelana neden olmaktadır. Özellikle yaz aylarında sel baskınları daha sık yaşanmaya başlanmıştır. Örnek verdiğimizde Temmuz 2009 Giresun sel baskını göz ardı edilmemelidir. Ayrıca yağışlar sahil yolunu da ulaşıma kapatmıştır. Bu selden sonra Giresun afet bölgesi ilan edilmişti. Ancak bu ilanın üzerinden bir gün geçmesine rağmen dönemin Bayındırlık ve İskan Bakanı böyle bir ilanın söz konusu olmadığını ve yanlış anlaşıldığını açıklamıştı. Böylelikle halka verilen söz bir kez daha görmezden gelinmişti.

Karadeniz Sahil Yolu (D010), Samsun’dan Sarp’a kadar uzanan 542 km’lik sahil yoludur. Yapımından bitimine kadar tüm tabiatı feda ettiğimiz ve etmeye devam ettiğimiz bu yol sadece Giresun’un değil tüm Karadeniz’in alnına sürülen bir leke olarak tarihe geçmiştir. Şimdi ki politikacılar bu lekeyle övünür oldular.
Bu blog için yazdığım ilkyazımda tamamen kendi şahsi fikirlerimi ve yorumlarımı kullanmak istedim. Karadeniz’e ve doğaya verilmeyen değerin ulaştığı boyutlara dikkatleri çekmek istedim. Her sene sadece yaz aylarında gelebildiğim güzel memleketim Giresun’un bu duruma getirilmesi beni ve yakınlarımı derinden üzmeye başladı. Giresun Kalesi’ne her çıktığımda manzaradan çok bu yol gözüme çarpar oldu. Hep düşünürüm bu proje hatasından bir gün geri dönülebilir mi diye? Ama artık çok geç…
Şimdilerde Hidroelektrik santralleriyle doğa katliamına başladırlar. Tek derelerimiz kalmıştı elimizde onu da bu santralle bizden almaya çalışmaktalar. Derelerimiz kurumaya yüz tutmuştur. Bu hususta bizlere düşen görev birlik ve beraberlik içinde bu sorunları aşmaya çalışmak, deniz ve yeşilliklerimizden sonra derelerimize de el atmalarını engellemektir. Ve bir gün bu konuda başarabileceğimizi inanıyorum ya da inanmak istiyorum. Kim bilir belki de Karadeniz Sahil Yolu yapımında engel olamadığımız tahribata ve kıyımlara bu sefer engel olabiliriz.

İlginizi çekebilir:  Topal Osman Ağa'nın Naaşı Nerede?

Ege ve Akdeniz kıyılarına verilen değerin gün gelir Karadeniz’e de verilir umuduyla…

Yorum yaparak bu yazıdaki tartışmaya katılın

11 Yorum

  • Bu yol olmasaydı Trabzon’a 4 saatte Samsun’a 6 saatte giderdiniz ne alakası var sanki Karadeniz Sahil Yolu yapılmadan önce şimdikinden çok üstündü

  • Giresun’a ihanet etmişler, Giresun’u katletmişler. Giresun’dan önce piraziz’de, Bulancak’ta, Eynesil’de uygulandı. Nasıl yanlışlık görülmedi, neden engellenemedi? Şehir resmen denizden koparılmış.

  • Bi sürü bilim adamı doğacı iktisatcı mühendis inşaatcı normal halk bile yanlışın farkinda sahilimizi mahvettiler bu yaziyi yazani kutluyorum .kimse yol yapilmasin demez yolun gectigi yer yanlistir .yol guney den tünellerle gecmeliydi .bu ekonomik olarak cogunun dusundugu gibi daha masraflu falanda degildi .bi yeri patlatip km lerce o taşları mazot yapip denize dökmekmi daha para harcar yoksa patlatip yolu ustunden gecirmekmi alin size duz mantik halka anlatabilicek basit bi anlatim.şimdi peki neden güneyden geçsin diye yirtiniyolar o zaman gecemiyomuydu dogru rant vurdular birileri yedi içti trilyonları

  • Hep eleştiri hiç alternatif sunan yok ordu ile kiyaslaniyoruz senin ordu dediğin şehirle giresunun arasindaki şehir yapilanmasi ve arazi düzlüğünün verdiği imkandan haberin yok sanırım nereden geçecekti yol yukarda orman tarafindan mi bu seferde orman katledildi denilir yapılan havaalaninin nerenin üzerine kuruluyor buda gayet ortada orayi neden dile getiren yok oradada birçok deniz canlısı katledildi çünkü hizmete açız tıpkı bu yol yapilirken sorgulanmadan yeter ki yapılsın bitsin yol eziyeti dediğimiz için samsundan sonra zikzaklar çizerek saatlerce memleketine ulaşmaya çalışmak nedir önce bunlarida sorgulamak gerek saygilar.

  • En rahatsiz oldugum konulardan biri bu.. Kesinlikle zamaninda guney yolu projesi yapilmali, doğa bu denli mahvedilmemeliydi. Karadeniz verdigini alir derler dilerim güclü bir dalga sadece verdigini alir….

  • Kesinlikle daha iyi yapılabilirdi hatta yapılmalıydı da buraya kadar hepimiz hem fikiriz. Fakat keşke olmasaydı keşke geç yapılsaydı demek doğru değil. Bakın şöyle bir algı oluşmasın Karadeniz sahil yolu projesi çok eski bir projedir. Sadece uygulanması ve bitmesi uzun yıllar aldığı için biran önce bitirilmeye odaklanmıştır. Ve bunun eksiklerini hatalarını gören hükümet şu an da güney yolu adı altında çözüme kavuşmayı amaçlıyor. Tirebolu’da zamanın belediye başkanının ısrarları olmasa aynı sorun burada da olacaktı. Yani bu devletin yada hükümetin değil Karadeniz’de yaşayan ama yerel yönetimlerini başı boş bırakan bizlerin hatası suçudur.

  • Yazara katılıyorum. Yol yapılmalıdıydı ancak daha özenli yapılabilirdi elbette. Çoğu yerde işin kolayına kaçılarak karadan geçirilebilecekken deniz doldurulmustur. Ege veya akdenizde denizin doldurularak yol yapılması, akla bile gelemezken maalesef Karadeniz’de olağan kötü uygulama olmuştur. Yine doğruları söylemek lazım maalesef karadeniz insanının çoğunluğu da bunu doğal karşılamış, itiraz eden az sayıda insanı da yol istememekle suclamıştı. Tabi Karadenizliler siyasetçiler tarafından yol yapılmaz, sakın itiraz etmeyin diye yönlendirilmistir. Oysa o günlerde direnen ve kabul etmeyen Tirebolu , Ordu, Ünye karşı çıktıkları icin sahilini korumuş, tünellerle geçilmiştir. Cok da iyi olmustur, bu sehirler sahil kenti özelliğini korumustur. Sahilini korumaktan aciz yerler ise sıradanlasmıstır. Acı olan karadenizde hala cevre bilincinin dogayi koruma anlayışının ülkenin diğer sahillerine göre eksik olmasıdır.

  • Ben aynı fikirde değilim Esra. Bizler objektif yorum yapmıyoruz ne yazıkki. Karadeniz sahil yolu yapılmasaydı burası ege ve akdeniz olur muydu sence ? iyice köyleşir kısırlaşır ve göçün önüne asla geçemezdiniz. Bak şöyle düşün; Karadeniz coğrafya olarak ne Akdeniz ne de Ege deki turizm alt yapısına uygun değil. Burada siz ancak doğa turizmini yayla turizmini ve hırçın deniz sporlarını ön plana çıkarabilirsiniz. Ki şayet bunları yaparsanız Akdeniz ve Ege size rakipte olamaz. Anadolu da buna sahip tek bölge olur. Bu sahil yolu yapılmak zorundaydı. Yol medeniyettir. O yol olmasa nasıl turizmin, Karadeniz’e seyahatin önünü açılacaktı ?

    • Şuan yapılması planlanan Giresun Güney Karayolu projesi zamanında yapılıp Giresun Merkez sahilinin doğal güzelliği korunsaydı hem ulaşım kolay olurdu, hem de turist çekecek doğal güzelliklerimiz. Içimizden örnek: Tirebolu

      • imkansız tünel ne kadar maliyetli biliyomusunuz bura ordu ya sa samsun değil Giresun Trabzon Rize Artvin o kadar düz değil

%d blogcu bunu beğendi: