Beyin Fırtınası

Her telden arzulamak

Giresun - Fatih Özdemir
Giresun - Fatih Özdemir
Yazan: Umut Kuş
Bu sitedeki içerikler Gönüllü Giresun Blog yazarları tarafından hazırlanmaktadır. İçerikten dolayı giresunblog.com sorumlu tutulamaz. Siz de buraya tıklayarak Giresun Blog'da gönüllü yazar olabilirsiniz.
Giresun - Fatih Özdemir

Giresun – Fatih Özdemir

Tekrardan merhabalar! Uzun bir aradan sonra yine birlikteyiz. Yazacak birçok konum olmasına rağmen bu gece hem kendi düşüncelerimi hemde Giresun’un ihtiyacı olan sevgiyi, kültürü, farklılıkları kaleme aldım.

Bazen size memleket sevdalısı olmak büyük zararlar getirebilir. İzninizle açıklık getireyim;

İstanbul Kabataş‘ta çimenliğe uzanmış, sırtımı ağaca dayamış bir şekilde gazete okuyordum. Gazetenin sayfalarını çevirirken gözüm otobüs duraklarının oraya kaydı. Bir de ne göreyim? Giresunspor formalı bir adam tutmuş çocuğunun elinden Kabataş’tan uzaklaşıyor. Ben daha durur muyum? Tabii ki de hayır! Diyalog kurmak amacıyla adama doğru koşarken dalmışım, sol tarafımdan gittikçe yükselen bir korna sesi adeta beynimi tırmaladı. Başımı sola doğru çevirmemle hızla gelen bir otobüsün bana çarpacağını anladım. Tabi artık nasıl kurtuldum o olaydan bilmiyorum. Kendimi geri attıktan sonra hala gözlerim o formalı adamı arıyordu. Otobüs umurumda değildi sanırım. Zira oradan uzaklaşırken kendi kendime “Konuşamadım adamla!“ diye sitem ettim kendime. Daha yeni yeni otobüs çarptığı zaman ciddi zararlar alacağımın farkına vardım. Demek ki neymiş; memleket sürükleyici bir hikayeye dönüşüveriyormuş zamanla. Yani okurken yaşıyor ama ciddi olarak yaşadığımızı idrak edemiyoruz o hikayenin içinde. Farkında olamıyoruz zira…

İlginizi çekebilir:  Nerede O Eski Düğünler?

Hiç hoşnut değilim bunu söylemekten ama maalesef ki İstanbul’da konaklıyorum. Buralarda bazen lokanta yemeklerini yerken duraksıyor, “Memlekette olsam da sadece kuymak yesem bundan daha iyidir.” diyorum. Hakkını yiyemem, asla! İstanbul güzel ama Rumeli Hisarı Giresun Kalesi, denizi Karadeniz, bahçesi fındık, çalgısı kemençe, yemeği kuymak olmadan ne yapayım burayı? Ben doğduğum yere açım, doğduğu yere aç olan insanlardan biriyim sadece.

Ha birde, beynimizin içinde dolaşan hayallerimiz var. Ne kadar garipler; öyle usulca durup gerçekleştirilmeyi bekliyorlar. Bazılarımız Giresun dışında hayallerini gerçekleştirmenin gayesine düşmüş, bazılarımız ise Giresun’da çabalamaya devam ediyor bir umut ışığını beyninde yakarak… Misal; Giresun Blog kurucusu sayın Özdemir’in, genellikle sanal üzerinden hedeflerini gerçekleştirdiğine tanık oluyorum. Hedefleri doğrultusunda başarı elde ettiği Giresun Blog’da bunlardan birtanesi. Tüm samimiyetimle kutluyorum kendisini…

İlginizi çekebilir:  "Blog" ne demek?

Peki ya bizim diğer insanlarımız bunun gayesine düşmüşler midir? Yani başarıyı, Giresun içinde yakalamayı hedef bilmişler midir kendilerine? Büyük bir soru işareti…

Bazı hemşehrilerimle muhabbet ediyorum. Yalnızlık korkusundan artık bu koca Karadeniz şehrinden gitmeyi hedef bildiklerini söylüyorlar. Şuna eminim; mutlak olarak yalnızlıktan çürüyüp gitmeyeceğiz bu şehirde. İnsanlarla doğa iç içe yaşadığı müddetçe yalnız olmadığımızı idrak etmemiz gerekir. Bahse girerim; onları bu korkuya düşüren şehir insanı değil, günden güne hep aynı şeyleri gördükleri içindir. Ama gelişiyor, günden güne yenileniyor Giresun. Bu psikolojinin de ortadan kalkacağından eminim.

Uzaklaşmayın… Eşleriniz, çocuklarınız yaşasınlar, görsünler buraları. Gelecek nesillere sağlam bir kültür, sağlam bir şehir bırakmak hepimizin gayesi olmalı. Üniversite öğrencilerin önünü açmalı, kitap okuyan sayısını arttırmalı, fazlasıyla sinema değil de arada bir tiyatroya yönlendirmeli, şehirde şiir yazan, herhangi bir enstrüman çalan, senaryo yazanları vb. keşfedip onları sanata kazandırmalı, dil bilen sayısını arttırmalı gibi uğraşlar ortaya koymalıyız. Tabii bu hayallerimizi gerçekleştirmenin peşine düşmüşken, öz kültürümüzü unutmamız doğru olmaz. Hem Giresun kültürü hemde genel kültür ortak bir noktada buluşturulmalı…

İlginizi çekebilir:  Belediyelerimiz sosyal medyada nasıl temsil ediliyor?

Arkadaşlar, kırık hayallerinizi onarmak için belki yeni bir şehre ihtiyaç duyabilirsiniz. Fakat olayın aslı şudur ki; her hayalinizin kırılmasına sebep olan sizlersiniz. Onu başarı yoluna sürüklemek de, bu süreç için azminizi arttırmak da sizin elinizde. Başkaları eğer hayallerinize engel oluyorsa, ya gerçekten arzulamıyorsunuzdur ya da hayalleriniz yaşantınıza ağır gelmiştir. Ve yaşantınıza hayallerinizin ağır gelmesini önlemenin tek yolu, hayallerinizi gerçekten arzulamanızdır. Ne olursa olsun;  bu şehrin insanları büyüdükçe, bu şehir büyüyecek, yeniliklere gebe kalacaktır. Gün geçtikçe bizler küçük bir şehrin insanları değil, büyük bir şehrin insanları olmuş olacağız. Bu şehirde hayallerimizi gerçekleştirmenin yollarını arayıp arzularımızı best konumuna getirelim ki; bu şehir, bu şehir insanları, diğer illerde de hayallerin gerçekleştiğini bildiği gibi, bu şehirde de gerçekleşebildiğini öğrenebilsin.

Giresun ile iç içe olabileceğiniz günler dilerim, esen kalın…

Yorum yaparak bu yazıdaki tartışmaya katılın