Memleket Özlemi

Giresun’da yalnız insanların, mutlu günleri…

Bu sitedeki içerikler Gönüllü Giresun Blog yazarları tarafından hazırlanmaktadır. İçerikten dolayı giresunblog.com sorumlu tutulamaz. Siz de buraya tıklayarak Giresun Blog'da gönüllü yazar olabilirsiniz.

(Not: Aşağıda bulunan enstrümantal müzik ile okunması tavsiye edilir)

Yalnızlık; kimilerinin kalabalıklarda kaybolduğu, kimilerinin bir gözden, bir nefesten uzak kaldığı anlarının ömürden çaldığı zamanlar toplamıdır diyor şair. Giresun caddeleri, sokakları, denizin o uçsuz bucaksız kıyısı ne çok hasrete, yalnızlığa, özleme şahitlik etti yüzyıllardır kim bilir…

Kalenin sakin köşelerinde oturup limana yanaşan gemileri izlerken kurulan hayaller, gerçekleşmeyen düşler, umutla beklenen günler öyle hasret kokuyor ki, sakin esen bir meltem çıkıp, usul usul uzaklara götürüyor. Aşağılarda merdiven kenarlarında birbirlerine kavuşacak günlerini bekleyen bir kaç sevgili “nasıl olacak bu işler” der gibi bakıyor bu sakin şehre.

Giresun olmak kolay değil elbet, bilmem kaç asırdır dayanmak kolay değil insanoğluna. E birde o güzelim sevdalara, hüzünlü ayrılıklara, gözü nemli sevdalılara az mı ev sahipliği yaptın. Üniversite hayaliyle gelen, kara bir sevdaya tutulan, üniversite bahçesinden denize nazır bir “ahhh” çeken delikanlıya, o sevdayı gönlünde saklayan güzel kıza… Kim bilir bir başlasa anlatmaya zaman yetmez Giresun‘un şahitliklerini anlatmaya.

İlginizi çekebilir:  Giresun Üniversitesi Tarihi Rektörlük Manzara - 360 Derece Panoramik Giresun

Kazancılar Yokuşunda dinlenen yaşlı amcanın gözleri bir kaç yıl evvel uğurladığı hatununu arar gibi duruyor, biraz ilerisinde ki koştura koştura çocuğu okuldan almaya giden abla akşam yemeği için pek telaşlı, güneşin batışını bekleyen martılar da gökyüzünde süzülürken, işten çıkan ağabey “Bu akşam çocuklarla sahil mi yapsak? ” diye kendi kendine konuşuyor. Çiçeği burnunda damat bey kayın pederin fındıklı ezmesini almak için park yeri arıyor Fatih Caddesi’nde, Gazi’den aşağı hızlı hızlı inen gelin hanımda eşinden önce eve yetişmenin telaşında…

Güneş kayboluyor denizin derinliklerinde, evlerin perdelerine vuran kızıllık güzelliğine güzellik katıyor bu güzel şehrin. Evlerin balkonlarından çıkan kaşık sesleri sokakta oyun oynayan çocukları evlerine çağıran annelerinin sesine karışıyor.

İlginizi çekebilir:  16 Ocak'da 1 dakikalığına karanlığa gömülüyoruz!

Giresun’ da her gün yeni bir güzelliği başlamak için bitiyor. Sabahın sessizliğini Gazi Caddesi’ndeki dükkan kepenkleri sonlandırırken, Giresun’da bir gün daha yeniden başlıyor. Ayrı hayatlar, ayrı acılar, ayrı mutluluklar aynı topraklarda yaşanıyor. Kendini yalnız hissettiğin anda imdadına yetişen dostlar bir bardak çayla derdi kederi alıp götürüyor.

Elindeki  bir simitle meydanda bir kaç güvercin beslerken hayat sana o zaman güzel geliyor. Elinde bir olta, bir kova huzura kafa sallayanlar geçiyor önünden. Adaya doğru yol alan tekne  her gün başka insanların mutluluklarına şahitlik ediyor. Debboy’da minibüs bekleyen genç kızın sabırsızlığı gözlerinden okunuyor. Giresun bir makinenin kadrajında  ölümsüzleşiyor. Söylenecek onca söze gerek yok, mutlu olmak için Giresun’u izlemek yetiyor.
Fındığın bu yıl randıman verip vermediği belli değil ama Giresun’un insanın ömrüne her geçen yıl ömür verdiği doğrudur. Yaşayanlar bilir, buralara aynı zaman da Kirazında ana vatanı denir. Kiraz gibi tatlı ve güzel insanların şehridir Giresun.

İlginizi çekebilir:  Giresunlu olmak nedir bilir misiniz?

Yaşamayı bilene, Giresun’da hayat yalnızken bile güzel devam ediyor…

“Uzun sevdaları, Uzun yaşayanların, Ömrünü uzatan şehir…”

icon

/ffakkaya 

Yorum yaparak bu yazıdaki tartışmaya katılın

1 Yorum

%d blogcu bunu beğendi: