Gündem Sorunlar

Giresun’da eğlence ve kültür-sanat faaliyetleri resmen bitiyor

Uyan Artık Giresun
Uyan Artık Giresun
Minik uyarı: Gönüllü yazarımız tarafından yazılan bu içeriği yayınlayalı yaklaşık 4 sene geçti. İçindeki bilgilerin eskimiş olabileceğine karşı dikkatli olmanızı öneririz. Eğer güncel bir sorunuz varsa yorumlarda belirtebilirsiniz.

Kirazın anavatanı, fındığın başkenti diye tarımsal simgelerle yıllarca övünüp durduk. Fakat kimse Giresun’daki yaşamın ne derece standartlara ulaştığından bahsetmedi ve geliştirmek için çaba harcamadı.

İlk olarak öğrencileri örnek göstererek başlamak istiyorum. Giresun Üniversitesi kurulduğundan beri Giresun, ilçeleriyle birlikte büyük bir genç nüfusa sahip olmaya başladı. Öğrenciler her gün kendi çapında eğlenme yolları bularak çeşitli işletmeleri kalkındırıyor. Ekonomik anlamda kalkınmanın yolu bulundu sayılır. Fakat öğrencilerin bu işletmelerdeki yaptıkları faaliyetler oturup birşeyler içmekten ve okey-tavla-iskambil oyunları oynamaktan öteye gidemiyor. Şehirde (Belediye Tiyatrosu ve Aksu Festivali dışında) kültür ve sanat adına yapılan çok göz doldurucu bir faaliyet de ne yazık ki yok. Bu durum haliyle üniversite öğrencilerinin psikolojilerini de etkiliyor. Derslerinde başarısızlık, mutsuzluk, halsizlik, bitkinlik ve şehirden memnun olamama gibi çeşitli sorunlar baş göstermeye başlıyor.

Sadece öğrenciler mi? Tabi ki hayır. Yaşadığı hayattan mutsuz, şehrimde yapacak bir sosyal aktivitem yok diye yakınan, Giresun’u kötüleyen, şehirle ilgili bütün umutlarını kaybetmiş bir yerel halk da var bu şehirde. Umutlarını yitirmeleri de “bu şehir için birşey yapılamaz” algısını yaratıyor. Üstelik bu olumsuz kitle, bu şehir için birşeyler yapanlara da deli gözüyle bakıyor ve önüne engeller dayamaya çalışıyor.

Yeri gelmişken çok açık ve net biçimde bu siyasi konuya da değineceğim. Aslında hepimizin bildiği şey bu. Giresun’daki siyasi çekişmeler, yerel kalkınmayı ve dolaylı olarak da faaliyet sektörünü de etkiliyor. Çünkü bu şehirde birlik yok. Belediye bir şey yapmaya çalışsa, öteki taraftan ses çıkıyor. Valilik bir şey yapsa, diğer taraf destek vermiyor. Üniversite bir şey yapsa… diye uzar gider bu liste. Çünkü Giresun için birşeyler yapacak adamların hepsi farklı siyasi görüşlerden ve bu kişileri bir araya getirmek asla mümkün değil.

Bunun en basit örneği de kültür merkezi. Yeni yapılan Atatürk Meydanı’ndaki oturma yerlerinden birine dikkat ettiyseniz tam olarak şöyle bir ifade var “Kültür ve Sanat şehri Giresun”. İnsan bu yazıyı görünce kendini gülmekten alamıyor doğrusu. Yahu kültür merkezi olmayan bir kültür-sanat şehri mi olur?

Neden kültür merkezi yapılmıyor sorusunun cevabı ise tamamen siyaset! Belediye, Valilik ve Bakanlıklar arasında geçen arazi tartışması yüzünden projesi bile çizilen kültür merkezi projesi faaliyete geçirilemiyor. Eskiden Sokakbaşı’nda külüstür de olsa bir yer vardı hatırlıyorsanız. Yenisini yapacağız diye o da yıkıldı.

Giresun Belediyesi de haftalarca Atatürk Meydanı’nda yeni Sokakbaşı Kültür Merkezi projesinin maketini sergilemişti. Hani nerde? Yapıldı da biz mi göremiyoruz? Kimse kusura bakmasın ama kültür ve sanat konuları olunca her kesimden herkesi gerektiği şekilde uygun bir üslupla eleştiri yağmuruna tutup sorularımı sorarım. Yapılması planlanan birden fazla kültür merkezi projesi var ama yapan yok. Yapacaklara da diğerleri engel oluyor.

Giresun’un acil ihtiyaçlarından biri olan kültür merkezi konusu üzerinden siyasi oyunlar çeviren kişileri (kim olduklarını da bilmediğim için göz önünde duran kişilere direkt olarak yüklenmek doğru olmaz) bu şehir adına bir şeyler yapmaya çalışan genç bir birey olarak asla affetmeyeceğimi bildirmek istiyorum. Üniversite eğitimim nedeniyle yaklaşık 4 yıldır bu şehirdeyim. Ben İstanbul’daki bağlarımı kullanarak Giresun Blog üzerinden bu şehirde çok sayıda tiyatro, söyleşi ve konser etkinliği kazandırmak istiyordum ama yapamadım. Çünkü adamlar bana kaç kişilik salonunuz var dediklerinde utancımdan “Bir tane minik Vahit Sütlaş’ımız var” bile diyemiyorum. “Daha büyük salon yapılıyor, ama o bu yıl yetişmez” diyorum. En son Giresun’a taşımaya çalıştığımız !f İstanbul Film Festivali’ni bile yapacak yer bulamayıp bir otelin yemek terasını kullanmak zorunda kalmıştık. Şu zamana kadar bu şehir için yapabildiğim en büyük şeylerden biri sinema salonlarının yenilenmesi oldu.

Suçu tek siyasilere atmayacağım tabiki. Bütün suç kendi çıkarları uğruna şehirdeki olumsuzluğa giden yaşam standartlarını görüp de ses çıkarmayan “umursamaz halkımızda ve gençliğimizde”. Ara sıra Giresun Blog’un Facebook sayfasından tepkileri ölçmek için bazı şeyler yazıyorum. Geçtiğimiz yıl bir haftasonu Samsun ve Trabzon’da Sıla konseri varken, Ordu’da da Yetenek Sizsiniz programı vardı. Bunu dile getirdiğimde bazılarının verdiği cevap şunlar oldu: “Çok mu lazım Sıla, çok mu lazım Acun?”

En son; sevilen sanatçılardan biri olan ve hatta konseri yapılacak denilerek Giresun Üniversitesi öğrencilerinin geçmişte dolandırılmasına bile vesile olan Halil Sezai, Karadeniz konser turunu açıkladı. Sırasıyla Sinop, Samsun, Ordu’da konser verecek olan Halil Sezai, Giresun’da çişini yaptıktan sonra Trabzon konserine yetişecek. Neden? Benim şehrim bunları hak etmiyor? Neden bizde de büyük etkinlik mekanları yok? Neden bir organizatörümüz ve girişimcimiz yok? Daha sinema salonu bile bulunmayan Sinop’tan neyimiz eksik?

Bu yazıyı okuyan Giresun sevdalılarından bir ricam var! Lütfen bu yazıyı sosyal medya hesaplarınızdan paylaşın! Sevgili gazete ve diğer imtiyaz sahipleri, lütfen bu yazıyı yayın organlarınızdan yayınlayın, ben sizden para felan istemiyorum. Ne olur Giresun halkının bu konuda bilinçlenmesine vesile olun. Hani basketbol maçlarında diyoruz ya: “Güzel günler göreceğiz, güneşli günler diye” – Görelim artık, ne olur görelim!

Minik uyarı: Gönüllü yazarımız tarafından yazılan bu içeriği yayınlayalı yaklaşık 4 sene geçti. İçindeki bilgilerin eskimiş olabileceğine karşı dikkatli olmanızı öneririz. Eğer güncel bir sorunuz varsa yorumlarda belirtebilirsiniz.