Gelenekler

Giresun’da Mart Kırması Geleneği

Minik uyarı: Gönüllü yazarımız tarafından yazılan bu içeriği yayınlayalı yaklaşık 4 sene geçti. İçindeki bilgilerin eskimiş olabileceğine karşı dikkatli olmanızı öneririz. Eğer güncel bir sorunuz varsa yorumlarda belirtebilirsiniz.

Sevgili hemşerilerim. Bütün dünya milletlerinde mevsim değişiklerinde özellikle kıştan bahara ve sonbahardan kışa geçişte törenler yapıldığını biliyoruz. İnsanlığın bu kökü ne zamana kadar uzandığını tahmin edemediğimiz, bugün de değişik adlarla anılan törenlerle, festivallerle kutlanan bu geçiş dönemlerinden biri de yöremizde “Mart Kırması”, “Mart Bozma”, Yılbaşı Bozma” gibi adlarla anılan yeni yıl törenidir.

Halkın deyimiyle eski hesap 1 Mart’ta yeni yıl kutlanır. Miladi takvimde 14 Mart’a rastlayan bugün her başlangıçta olduğu gibi büyük önem taşır. İnsanlar bu güne nasıl başlarlarsa bütün yılın böyle geçeceğine inandıkları için çok dikkatli davranırlar ve kendilerine göre gelecek günleri garanti altına almak için bazı tedbirlere başvururlar.

Doğu Karadeniz Bölgesi’nde yaygın olan Mart Bozma geleneğinin Giresun ve çevresinde uygulanışı da yer yer farklılık arz etmektedir.

Giresun Merkez Çalış Mahallesi’nden 75 yaşındaki Vefa Çınar(Anneannem) ile görüşmemizden aldığımız Mart Kırması’nı kısaca yörenin ağzına göre sizlere aktarıyoruz.

“Yılbaşı içün 1 gece önceden ekmek hazırladın. Gece yatmaya gidecesin(giderken) orayı siler süpürürdün. Közün üstüne taflan yaprağını goyardın üzerine hamuru goyardın(koyardın). Hamur yürürken(yoğururken) boncuk atarsın içine, oraya onu goyardın. Onun üstüne, üzerine gine(yine) taflan yaprağı sererler, ondan sonra odunu goyup ateşi yakarlardı üstüne. Taflan yaprağının üstüne kül goyop üstünde ateşi yakardın. U urda nasıl bişii bilin mu?(O orada nasıl pişiyor biliyor musun?) Gıpkırmızı oli(kıpkırmızı oluyor) ekmek böyle. Taflan yapraa korum korum(ağır bir biçimde) koki ekmekte. Hau türlü öle yaparlardı. O ekmeğin içindeki göğ(mavi) boncuğu bulan, zabahdan galkar (sabahtan kalkar) Bismillah der tarlaya gazmayı(kazma) vururdu. Öle bi gelenek vardı. Yılbaşı gelürdü içeri bi dana alurduk. İneün kuyruuna(ineğin kuyruğuna) gırmızı bi iplük bağlanurdu, onları ben gaynanamda gördüm. Gaynanam zabahdan(sabahtan) galkardı dua okuyaginelük(okuyarak) dört çatmaya(duvara) su serperdi. Dananın guyruuna gırmızı iplük bağlarduk. İneklerin guyruuna gırmızı iplük bağlarduk. Mart ayı ben darttım sen dartma. diye.”

Sonuç olarak, bu geleneğin temelinde kişinin geleceğini bilme, tayin etme, düzenleme arzusunun yattığını söyleyebiliriz.

Geleceği bilmek arzusu, insanın en eski istekleri arasındadır. Bu “Gaybı Allah’tan başka kimse bilemez” emrine aykırı olmasına rağmen, İslami kesimde de, en masumundan en mütekâmiline kadar çeşitli şekillerde görülmektedir.

Not: Bu bilgiler Giresun Kültür Sempozyumu, Giresun Kültürü adlı kitaplardan derlenerek oluşturulmuştur.

Minik uyarı: Gönüllü yazarımız tarafından yazılan bu içeriği yayınlayalı yaklaşık 4 sene geçti. İçindeki bilgilerin eskimiş olabileceğine karşı dikkatli olmanızı öneririz. Eğer güncel bir sorunuz varsa yorumlarda belirtebilirsiniz.