Beyin Fırtınası Giresunum

Giresun Markalaşıyor mu?

Yazan: Melike
Minik uyarı: Gönüllü yazarımız tarafından yazılan bu içeriği yayınlayalı yaklaşık 5 sene geçti. İçindeki bilgilerin eskimiş olabileceğine karşı dikkatli olmanızı öneririz. Eğer güncel bir sorunuz varsa yorumlarda belirtebilirsiniz.

Giresun-Sokak-KütüphanesiMerhabalar, Daha önce kendi bloğumda ‘medya ve reklam’ dünyasının bakış açısıyla yazdığım bu yazıyı sizlerle paylaşmak için burdayım efendim:)

İletişim fakültesi mezunu PR’cı (halkla ilişkilerci) olarak, ülkede yapılan medya çalışmalarını izlerken karşıma bir fotoğraf çıktı. Fotoğrafın altında: ”Burası ne Japonya ne de Amerika! Burası Giresun” yazıyordu. Konu kendi memleketim olunca beni şaşırtan ve heyecanlandıran bir görüntü oluşmuştu.

Benim ‘sığınağım’ diye adlandırdığım şehrin Atatürk Meydanı’nda, halkın hizmetine ‘ücretsiz’ bir şekilde sunulan ‘Sokak Kütüphanesi’, şüphesiz en başarılı AR-GE proje örneklerinden biri hatta bir ‘ilk’.

Ayrıca yine Atatürk Meydanı’nda, sosyal medyadan öneri, istek ve şikayetlerini iletemeyen kişiler için ”Benim Görüşüm” adlı bir kulübede de kişilerin her türlü görüşlerini iletebilecekleri bir bölüm daha bulunuyor. Buradan alınan sonuçlar çözüme ulaşıyor mu bunun cevabını da merak ediyorum.

Giresun-Belediyesi-Benim-GörüşümHizmet bazlı proje yapılacaksa, projenin özgün olması ve bulunduğu şehre yakışıp, belirli bir amaca hizmet etmesi ona duyulan ilgiyi de beraberinde getiriyor.

Giresun’daki sığınağıma senede birkaç kere tek başıma veya ailemle kaçan biri olarak, burada birkaç yıldır aydınlık bir değişimin olduğunu farkediyordum. Araştırmama gerek kalmadan, birkaç kişiyle konuştuğumda , Kerim Başkan’ın ve ekibinin düşündüğü bir şey olduğunu söylediler. Bahçeşehir Üniversitesi’ndeki Hükümet ve Liderlik Okulu’na da kendisi konuk olarak katılmıştı. Meğersem bu projelerin fitilini ateşleyen ilk çalışma ”Kitap ve Oyuncak Kumbarası” ile birlikte geliyormuş. Şehrin orta yerine kurulan kumbarada biriken kitaplar, ”Sokak Kütüphanesi’nde hizmete sunuluyormuş.

Sürdürülebilir bir çalışma olması ve eğitsel olarak belli bir amaca hizmet etmesi bizler için takdire şayan bir ayrıntı. Kerim Başkan’ı henüz tanımıyorum ama bir pr’cı olarak, ilkleri barındıran bu projelerin, kurumsal kimliğin alt yapısını oluşturan’ reklam, pr, online veya offline’ olarak iletişim çalışmalarıyla daha da güçlenmesi gerektiğine inanıyorum. Neden diye sorarsanız, ”Sokak Kütüphanesi” projesi Giresun’dan sonra birçok şehirde de hayata geçiriliyor. Bu bile Giresun’un marka itibarına katkı sağlayacak bir reklam çalışması haline gelebilir. Örnek teşkil eden her şey şehir markasına katkı sağlıyor.

Giresun-Armut-Koltuklu-KafeGiresun’un sahil kısmına indiğinizde, muhteşem ada manzaralı cafeleri görebiliyorsunuz. Şehre ışık katan ‘Cafe de Puga, Eşkina, Alesta’ adlı cafelerin tasarımları, rahatlığı ve doğal manzarası Metropol şehirlerin beş metrekareye 10 kişi sığdırma çalışmalarına inat bizlere göz kırpıyor. İstanbul’da Bebek’te, Ortaköy’de veya Nevizade’de yan masadaki kişilerin hayat hikayelerine ister istemez siz de ortak olabiliyorsunuz.

Giresun-Kumyalı-Cumhuriyet-ParkıModernlikle güzel İzmir’imizi simgeleyen canım insanımın Karadeniz’deki bu şehri ziyaret ettikten sonraki görüşlerini de bekliyorum:). İzmir’imizin yeri ayrı tabi ki. Çünkü dilediğiniz kıyafetlerinizle, sahilde hiçbir ıslık sesini duymadan rahatça ve güvenlikli bir şekilde yürüyebilmek bile bir şehir için ayrı bir özgüven kaynağı:)

Eğer canlı müzik dinlemek isteyip, e bir de şehrin uçsuz bucaksız manzarasını tadarak, içeceklerinizi yudumlamak ve gençlerin cıvıltısıyla daha da enerjik hissetmek istiyorsanız Fly Bar’ı ziyaret edebilirsiniz. Duyduğum kadarıyla, işletmecisi değişmiş ve bu yeni işletmeciyle birlikte daha çok müzik aktivitelerine yer verilmeye başlanmış.

Giresun-Grup-GündoğarkenSon ‘Grup Gündoğarken’ konserinde de diğer şehirlerden gelen konuklarını bile misafir etmiş. Ailenizle eşinizle dostunuzla gidebileceğiniz bir yer. Giriş kapısı arka tarafta dikkat edin:)

E bu şehre gelmişseniz, Giresun Pidesi’ni tatmadan olmaz değil mi?

Benim her sene gittiğim Talipli Köyü’ndeki pideci amca, sizi hiç tanımasa bile sandalyesini yanına çekip iki muhabbetin beline dem vuran biri.

Giresun-PidesiHe oraya gittiğinizde kola isteyip de, pideye ve o mavi-yeşil manzaraya haksızlık etmeyin. Kendi ekşi ve bol köpüklü ayranı hemen arka tarafta bulunan köyden getiriliyor. Onu tattığınızda dediğimi anlayacaksınız.

Karadeniz yemeklerinden sıkılırsanız da, (pek ihtimal vermiyorum ama) alternatif olarak size bir adres sunabilirim. Adana’dan Giresun’a ziyarete gelen ve bir daha bu şehirden kopamayan Esef Usta’nın; merkezdeki iki masalı, salaş dükkanında gerçek adana dürümünün ve şalgam suyunun tadına bir bakın derim.

Giresun-Esef-UstaEsef Amca olanca yaşına inat, ocak başından asla ayrılmıyor ve adana dürümlerini bizzat kendisi yapıyor. Küçük, az masalı dükkana ilk girdiğimde, arkadaşıma: ”Beni buraya niye getirdin, esnaf lokantası” gibi bir serzenişte bulunsam da, üst üste üç gün hiç sıkılmadan adana dürümü ve lahmacun yedik. Hatta son ziyaretimde Esef Usta’nın; ”Gençler kızımın düğünü nedeniyle Adana’ya gidiyorum, yarın da gelecekseniz ben yokum” demesiyle maalesef Adana tatlarını Giresun’da tatmam da son bulmuştu.

Giresun insanı sıcak kanlıdır! Yolda dolaşırken, hiç tanımadığınız evden birileri size selam verip sofralarına davet edebilir. Bir tanıdığım yürüyüş yaparken susuz kalmış ve hiç tanımadığı bir kişi onu evine davet edip, tüm mutfaklık ikramlarını sunup öyle geri yollamış. Benim gibi İstanbul’da doğup büyüyen ve kapıyı on kere kontrol edip açan birisi için de ilginç geliyor doğrusu…

Ben Bulancak’lı olduğumdan dolayı ilçeye her gittiğimde, dedemin zamanında uzunca bahsettiği ve bir simge haline gelen 261 metre uzunluğundaki Bulancak İskelesinin, Karadeniz Sahil Yolu’nun yapımıyla birlikte küçülmesini maalesef üzülerek izliyorum.

Giresun LimanıGiresun yan komşusu Ordu gibi büyükşehir değil ama bir süre böyle kalması daha iyi gibi görünüyor. Büyükşehir’in altını dolduran yapılandırma ve ekip çalışmasını önümüzdeki yıllarda tam oturtursa, olmaması için de hiçbir sebep görünmüyor.

2014 yılında, Türkiye’nin deniz doldurularak yapılan ilk, dünyanın ise 3. Havalimanı olma özelliğine ev sahipliği yapacağız. Dünyadaki gazetelerde bile bu haberlere yer verilmeye çoktan başlandı bile. Esas şehrin markalaşması yapılırken, bu ‘değer’ kullanılarak yeniliklere merhaba denmeli. Giresun ise bu havalimanına ev sahipliği yapmanın yanı sıra kendi şehir markasına katkı sağlayan projeler getirmeli. Ne şekilde diye soracak olursanız: Nasıl İstanbul’a geldiğimizde tarihi yerler Sultanahmet’te, eğlence yerleri Nevizade tarafında diyorsak: Giresun’unda belli yerlerinin böyle anılmaya başlaması gerekiyor. Böyle bir coğrafyanın yeterince değerlendirilmemesi sizce de çok üzücü değil mi?

Birden yukarıya bakarken yine çok uzun yazdığımı gördüm. Bulancak’ın yaylalarından, Piraziz’in köftesinden ve birçok eğitimciyi yetiştirmesini de söylemeden geçmeyeyim. Hayata not düşecek başka konularda ben yine burda olacağım efendim!

Saygılarımla,
Melike

Minik uyarı: Gönüllü yazarımız tarafından yazılan bu içeriği yayınlayalı yaklaşık 5 sene geçti. İçindeki bilgilerin eskimiş olabileceğine karşı dikkatli olmanızı öneririz. Eğer güncel bir sorunuz varsa yorumlarda belirtebilirsiniz.