Tarih Sahnesi

Giresun İstiklal Madalyasını Hak Ediyor!

facebook-profile-picture
Bu sitedeki içerikler Gönüllü Giresun Blog yazarları tarafından hazırlanmaktadır. İçerikten dolayı giresunblog.com sorumlu tutulamaz. Siz de buraya tıklayarak Giresun Blog'da gönüllü yazar olabilirsiniz.

Giresun, Birinci Dünya Savaşı’nda Kafkas Cephesi coğrafyası içerisinde yer almış, bir kısmı işgale uğramış ancak işgalciler Karadeniz sahilinde cephe sınırı olan Tirebolu Harşit vadisini Giresun yerli halkının büyük kahramanlıkları ve gayretleri sonucu geçememişlerdir. Bolşevik İhtilali ile Kasım 1917’de geri çekilmişlerdir. Giresun cepheye yakınlığı, İç Anadolu ile bağlantısının konumu itibari ile ve ilçe-bucak-köy yerli ahali halkı Artvin, Rize, Trabzon ve Gümüşhane bölgelerinden göç etmek zorunda kalan muhacirlerin yol ve iskele üzerilerinde “ibate ve iaşe” ettiği gibi III. Ordu’ya gerekli zahire ve malzemelerin sevk edildiği yer durumuna gelmiştir.

2013429214321

I. Dünya Savaşı ve sonrası bölge insanı Anadolu’nun her yerinde olduğu gibi kendi imkanlarını muhacir durumdaki insanlarla paylaşması sonucu çok açlık ve sıkıntı çekmişlerdir. Ordunun ihtiyacı için erzak ve malzemeyi sahilden içerilere taşıyan kadın ve çocuklar bu taşıma sırasında büyük zorluk ve sıkıntılara maruz kalmışlardır. Ancak bütün bu olumsuzluklara rağmen bölge halkı Milli Mücadele’ye sahip çıkan ilk yerler arasında olmasıyla birlikte, bu mücadele ile sınırlı kalmamıştır.

1919 yılında Yunanlıların İzmir’i işgali üzerine bu durum bölgede bulunan Rum ahalinin taşkınlıklarına sebep olmuş, dolayısıyla Müslüman sivil halk üzerinde taciz ve baskıda bulunmuşlardır. Bölgede çıkan bu taşkınlıklar tamamı yerel gönüllü milisler tarafından önlenmiş, bunun yanında Doğu cephesinde Ermeni isyanını bastırmak amaçlı Kazım Karabekir’in talebi doğrultusunda, Giresun bölgesinden gönüllü olarak 700 kişiye yakın birlik gönderilmiştir.

İlginizi çekebilir:  Giresun'u Tanıyalım

gonullu-alay

Birçok ilimiz I. Dünya Savaşı ve Milli Mücadele Dönemi içerisinde kendi illerinin ve bölgenin kurtuluşu için galip devletlere karşı mücadele vermiş, düzenli orduya asker göndermişlerdir. Tüm bu olaylar takdire şayan bir husustur. Ancak Giresun, Cumhuriyet tarihinde bir örneği olmayan gelecek nesillerimize de mücadele kültüründe örnek oluşturacak olan bir hususu, altın harflerle tarih sayfalarına yazdırmıştır. 1921 Ağustos ayında Sakarya Meydan  Muharebesinin başlaması ile savaşın şiddetini arttırdığı 25 Ağustos günü cepheye Giresun’dan 2 gönüllü Alay intikal etmiştir. Bu alaylar Türkiye tarihinde Giresunlular için gurur timsali olan 42. ve 47. Giresun Gönüllü Alayları‘dır.

1920 yılı içerinde bölgede yaşanan ayaklanmalar Türkiye’de yaşanan sıcak gelişmeler neticesinde Bursa’nın işgali ile Eskişehir ve Kütahya Savaşı sonrası düzenli orduya bağlı birliklerimiz Sakarya ırmağının gerisine çekilmiştir ve 1921 Ağustos ayının ilk günleri gibi başlayan mücadelede zayiatlar ve yer yer geri çekilmeler olmuştur.

Ata_TopalOsman-large

1954 yılında Fahrettin Altay, Polatlı Dua tepedeki anma töreninde şu ifadelere yer verir:
Savaşın en şiddetli devam ettiği bölge Haymana ve en büyük taarruz Mangal Dağı ve etrafında yaşanmaktadır. Askerin silah ve mühimmatının kalmadığı zayiatın üst düzey olması hasebiyle Meclis başkanı ve Başkomutan Mustafa Kemal’e acil haber verilmesi istenmiş. “…savaş bütün şiddetiyle devam etmekte, birliklerimiz büyük zayiat durumunda silah ve mühimmatın azaldığı bu sebeple geri çekilme talebinde bulanmak isteğini iletmiş, bunun üzere gelen cevabi bildiride …sakın cepheden ayrılmayın 2 gün kadar idare ediniz. Giresun’dan iki gönüllü alay gelmektedir.” denmiştir.

Altay Giresun Gönüllü alaylarının cepheye intikalini şöyle anlatır:
“..25 Ağustos günü seher vakti Giresun gönüllü alaylarını uzaktan gördüm, ben evlendim, çocuklarım oldu ama ben hayatta bu kadar sevinmemiştim. Gelen askerlerin ellerinde çok silah ve mühimmat yoktu, yöresel kama, bıçak gibi aletler vardı. Yol yorgunu olmalarına rağmen hiç siperlere girmeden direkt olarak Yunanlıların üzerlerine gittiler, silah mühimmat elde ettiler ve o günden sonra savaşın şekli değişti.”
diye ifade eder.

İlginizi çekebilir:  Afyon İscehisar Giresunlular Şehitliği

Yine Giresun Bulancak Küçüklü köyünden olan Sakarya Meydan Muharebesi ve Büyük Taarruz’da bulunmuş 42. Alay müftülüğünde gönüllü olarak görev alan ve 42. Alaya zaman zaman komuta eden Kurtoğlu Hacı Hafız anılarında o günleri şöyle söyler “..28 Ağustos savaşın en  şiddetli günüdür, 42. Alay komutanımız Hüseyin Avni şehit olmuş, eylül aynın il haftalarına kadar yoğun mücadele devam etmiş. Yunan  askerleri bu mücadele karşısında ilerleyememiş ve geri çekilmek zorunda kalmıştır.” 19 eylül 1924 yılında Giresun’u ziyaret eden Mustafa Kemal Paşa Giresun halkına hitaben  “….Afyonkarahisar ve Dumlupınar’da sizin uşaklar da vardı…” der.

aga-30

Osmanlının II. Viyana kuşatmasından sonra geri çekilmesinin son bulduğu Sakarya Meydan Muharebesi, Türk tarihinde önemli bir dönüm noktasıdır. Yukarıda anlattığımız tarihi süreç içerisinde o günün Türkiye’sinde iki gönüllü alayın beş bin askerle cepheye gitmesi, Sakarya ve Dumlupınar Savaşları’nda Yunanlıların peşinden İzmir’e kadar gitmesi ve bu takipte Afyon Doğanyurt Köyü Sivridede tepesinde Giresun Şehitliğinin bulunması, gönüllü olarak Giresunluların bu mücadelede yer alması ile 830 gazi ile Giresun’a dönmesi, 15 aya yakın cephelerde savaşmış olması Giresun halkı namında gurur ve ulusal mücadelemizin anlamında övünç kaynağıdır.

İlginizi çekebilir:  Hasan Ali Yücel: Modern Türkiye'nin Aydın Öncüsü

Giresun halkı gönüllü olarak doğu cephesi, batı cephesine, sivil halk olarak 7 düvele karşı her cephede gönüllü veya asker olarak bulunmuş ve bu mücadelede büyük kahramanlıklar göstermiş olması gerekçesiyle, gecikmiş olan  İstiklal Madalyasını Giresun ili manevi şahsiyetine verilmesini, 2008 tarihli 5734 sayılı kanunla Gaziantep ili İstiklal  madalyası ile taltif edilirken, yukarıdaki gerekçeler doğrultusunda Giresun ilinin manevi şahsiyetine İstiklal madalyasının taltifi gerekliliğini daha fazla geciktirilmeden yerine getirilmesi, Giresun halkını son derece memnun edecektir.

*Fotoğraflar Tahsin Dervişoğlu arşivinden alınmıştır.

Yorum bırakın

2 Yorum

    • Sakarya Meydan Muharebesi Sakarya’da değil, Polatlı Haymana hattı üzerinde yapılmıştır. Dolayısıyla Haymana Mangal Dağı cephesinde Şehit olmuştur. Mezarı büyük ihtimal Haymana Kaplıca Termal Tesislerine yakın bir yerdedir.