Giresun Günleri

8.Giresun Günleri’nin Ardından

Hasan Turan
Hasan Turan
Yazan: Hasan Turan
Bu sitedeki içerikler Gönüllü Giresun Blog yazarları tarafından hazırlanmaktadır. İçerikten dolayı giresunblog.com sorumlu tutulamaz. Siz de buraya tıklayarak Giresun Blog'da gönüllü yazar olabilirsiniz.

Bir Giresun Günleri’ni daha silinmez kalemle tarih sayfalarına not düştük. Dopdolu yaşadık dört günü. Öncesinde okkalı söyledik Taksim’de sözümüzü.

Canlı bir acayiplik yaşadı İstanbul. Feshane’nin uğultusu tüm dünyadan duyuldu. Artık mızrak çuvala sığmıyor. Onca sorunu arasında bir de yöresel günler meşakkati yükledik İstanbul’a. Verdiğimiz tatlı rahatsızlıktan dolayı İstanbullulardan özür diliyoruz. Artık sınırlı alanlar dar geliyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne “Bu etkinlikleri daha büyük bir alana taşımak gerekiyor artık” dedirtmek bizi sevindirdi.

Atalarımız, “Marifet iltifata tâbîdir ” demiş. Bir yerde marifet varsa ona iltifat etmek lazım. Önemli bir organizasyon başarıyla gerçekleştirilmiş ve buna iltifat ediliyor. Bu iltifatları organizasyonun her aşamasında gururlanarak yaşadım. Bu bir ekip işi ve bunda bütün ekip arkadaşlarımın gayreti, emeği ve alın teri var. Hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum.

Ekibimiz dışında emeği geçenler de var:

Valilerimizin emeği var: Giresun Valiliğimiz bu organizasyonu himaye etti. Yıllardan beri desteklerini esirgemeyen valiliğimiz bu yıl da organizasyonumuzu “valilik himayelerinde” gerçekleştirmemizi sağladılar. İstanbul Valiliğimiz de ev sahibi sıfatıyla; her türlü güvenlik, asayiş ve trafik konularında yardımlarını esirgemediler.

Kaymakamlarımızın emeği var: Buraya ilçelerini temsil etmek için 1000 km. yol kat ederek geldiler ve ilçe stantlarında kendi yörelerini temsil etmek için güzel bir yarışın içine girdiler. Gerek Taksim’de, gerekse Feshane’de büyük bir fedakârlıkla çaba ve enerji harcadılar.

Giresun’dan gelen belediye başkanlarımızın emeği var: Giresun Günleri’nin önemini ve marka değerini önemseyip onca yolu kat ederek gelen ilçe ve belde belediye başkanlarımız yarış ettiler; yörelerini en güzel şekilde tanıtmanın mücadelesini verdiler. Farklı ilçelerden belediye başkanlarımız belki bu mecliste tanıştılar. İstanbul’daki Giresunlular kendi ilçelerinin belediye başkanlarını burada gördü.

İstanbul ilçelerinde belediye başkanlığı yapan Giresunlu hemşerilerimizin emeği var: Bütün etkinliklerimizde yardımlarını esirgemediler ve her zaman yanımızda oldular. Güçlerini daima yanımızda hissettik. Memleketten gelen hemşerileriyle hasbihal edip hasret giderdiler. Selam alıp selam gönderdiler.

İstanbul ilçelerindeki Giresunlu olmayan belediye başkanlarının emeği var: Giresun Günleri çıtayı her yıl biraz daha yukarı taşıyan marka haline gelmiştir. İstanbul’da sesini en fazla duyuran yöresel gün olması itibariyle de katılım oranı her geçen yıl katlanarak artıyor. Değişik ilçelerden gelen belediye başkanlarımız da, katılımlarıyla yarattıkları “ görülmeye değer etkinlik” imajıyla katkı sunmuşlardır.

İlginizi çekebilir:  Feshane Giresun Günlerinde şehitlere anlamlı vefa

Basın kuruluşlarımızın emeği var: Yayınlarıyla bize destek veren ulusal ve yerel televizyon ve radyolarımız, Türkiye ve yurtdışındaki hemşerilerimizi ekranlarının başına kilitledi. Etkinlikler boyunca telefonlarımız susmadı. Yurtdışından; Danimarka’dan, İsviçre’den, Almanya’dan, ABD’den ve daha başka birçok kıta ve ülkeden kalkıp da buraya gelemeyen kardeşlerimiz dört gündür televizyonlarının başında evde hapsolduklarını söylediler. Bu duygusal coşkunun paylaşımını basınımızın değerli emekçileri sağladılar. Yazılı basın çalışanı kardeşlerimiz de haber değeri taşıyan bütün aktivitelerimizi yazılı, görsel ve sosyal medyaya saati saatine servis ettiler. Köşe yazarlarımız köşelerine taşıdılar.

Sanatçılarımızın emeği var: Geldiler ve yıllardır ortaya koymak istedikleri tek sermayeleri olan sanatlarını burada icra ederek enerjilerini halkımızla paylaştılar. Yöresel müziğimizi etkinlikler boyunca bütün İstanbul’a dinlettiler. İstanbul’da doğmuş- büyümüş gençlerimiz için bu unutulmaz bir paylaşım oldu.
Buraya katılan esnaflarımızın emeği var: Geldiler burada ürünlerini sattılar. Bunu yaparken belki evlerine ailelerine bir rızık temin etmek için hareket ettiler ama aynı zamanda organizasyonumuza katkı sunmuş oldular. Memleketten getirdikleri ürünlerle hemşerilerimize Giresun’ un tatlarını yeniden hatırlattılar.

İşadamlarımızın emeği var: Birbirinden değerli işadamlarımız var. Aldıkları stantlarla yanımızda durdular, bize destek verdiler. İstanbul’daki hemşerilerine faaliyet alanlarıyla ilgili bilgiler verip dayanışma ortamları yarattılar.

Ziyaretleriyle bizleri onurlandıran değerli misafirlerimiz geldi: Biz de onlara Giresunluların misafirperverliğini, Giresunluların birliğini ve dayanışmasını en güzel şekilde göstermeye çalıştık. Hoş geldiler sefa geldiler. Her ilçemizin standında bir ürün, yöresel bir yiyecek dağıtıldı. Alucra keşkek dağıttı, Bulancak Mayıs helvası dağıttı, Görele dondurma ikram etti. Güce başka bir şey dağıttı. Batlama, Alucra, Bulancak, Çamoluk, Çanakçı, Dereli, Doğankent, Espiye, Eynesil, Güce, Görele, Keşap, Piraziz, Şebinkarahisar, Tirebolu, Yağlıdere; yani Harşıt Vadisi’nden tutun da Kelkit havzasına kadar bütün ilçelerimiz stantlarında kendi yörelerine mahsus ürünlerden hemşerilerimize ve İstanbullulara ikram ettiler.

Bakan ve milletvekillerimiz, birbirinden değerli siyasi parti temsilcilerimiz geldi: Konuklarımız buradan çok olumlu izlenimlerle döndüler. Bundan sonra yapacakları siyasette bu kitleyi hesaba katacaklarını düşünüyorum. Kendi bölgelerinde yaşayan nüfusu göz önüne alacaklarını ve nüfus yoğunluğunu değerlendireceklerini, bu nüfusun içinden gelen temsilcilere de kendi yapılanmaları içinde yer vereceklerini çok iyi biliyorum. Artık bu hesapları yapmadan siyaset yapmayacaklarını tahmin etmek hiç güç değil.

İlginizi çekebilir:  Siz de gelin! Giresun Blog da şehitleri için Afyon'a gidiyor

Bürokratlarımız, öğretim görevlilerimiz geldi: Devletin çeşitli kademelerinde görev yapan daire başkanları, genel müdür, müdür ve şube müdürleri ile değişik üniversitelerimizin dekan, dekan yardımcısı ve öğretim görevlileri stantlarımızı tek tek dolaşarak hayranlıklarını gizlemediler. El sanatlarımızın sergilendiği bölümlere özel ilgi gösterdiler. Yöresel ikramları gurme titizliği ile tattılar.

İstanbul’daki farklı illerin dernek ve federasyon başkanları ve çeşitli kademelerdeki temsilcileri geldi: Onları dört gün boyunca Giresun’u temsilen ağırladık ve hepsi Giresunlulara gıpta ettiklerini söylediler. Kendi etkinliklerine ışık tuttuğumuzu, birçok ayrıntıyı bizden öğrendiklerini söylediler.

İstanbullular geldi: Giresunlu olmayıp etkinliğimize gelen farklı illerden misafirlerimiz de vardı. Ya Giresunlu bir komşusuyla ya da değişik kanallardan duyup gelen bu konuklar, İstanbul’daki Giresun potansiyeline şaşırdıklarını ifade ettiler.

VE GİRESUNLULAR GELDİ: Şerefli hemşerilerimiz buraya gelmeseydi, siz burayı istediğiniz kadar süsleyin burası şenlenmezdi ve hiçbir kıymeti olmazdı. Ama her şeyden önemlisi siz ne kadar güzel bir organizasyon yaparsanız yapın, içinde insan olmayan bir organizasyon boş bir organizasyondur. Ve bu yüzden insanımız bizim organizasyonumuzun anlamlı olmasını sağlayan en önemli unsurdur. Atalarımız güzel bir söz söylemiş: “Şerefü’ l-mekân bil mekîn.” Yani ‘mekânları şereflendiren, içindeki şereflilerdir.’ Şerefliler kim? Hemşerilerimizdir.
İşte onların çıkarttığı kolektif enerji ki biz buna sinerji diyoruz; o sinerji devletimizin bütün büyüklerini; bakanlarımızı, milletvekillerimizi, valilerimizi, emniyet müdürlerimizi, birbirinden farklı siyasi partilerimizin genel başkanlarını, il başkanlarını, teşkilat üyelerini burada bir araya getirdi. Ve bütün bu saydığım değerli protokol Giresun Günleri’ne adeta akın akın geldi. Eğer burada insan olmasa, belki onlar da teveccüh göstermeyecekti. Gelmeleriyle bizleri onurlandırdılar.
Dolayısıyla, bu işin tek bir kahramanı yok! Bu işin kahramanı bu toplumdur. Fındık dağıtan ya da gözleme yaparak ikram eden yanında ayran sunan hemşerilerimiz vardı. Giresunlu hanımefendiler pastalarını, böreklerini, diblelerini, döşemelerini, galdiriklerini, melocanlarını, keşkeklerini getirmişler; her gelene ikram ettiler. Onlar da bu işin gizli kahramanlarıydı. İşte bu, Giresunluların gönül zenginliğini, misafirperverliğini, cömertliğini gösteren bir durumdur. İşte asıl bu, bir kültür gösterisidir. İnsanımızın yaşam şeklini, hayat felsefesini yanılgıya yer vermeyecek şekilde ortaya koymasına vesile olduk. Giresun’un sorunlarını konuştuk. Sorularımızı sorduk, cevaplarımızı verdik. Milletten de cevabını aldık. Ben milletimize teşekkür ediyorum.

İlginizi çekebilir:  Giresun’un coşkusu Taksim’e taşındı

Biz gerçekten ‘gabuğumuzu gırdık.’ Artık kendimize güvenmek ve inanmak zorundayız. Bir kitlenin başaramayacağına inanmak, o kitlenin hiçbir hedefi yoksa söz konusu olur. Çünkü hedefi olmayan bir gemiye hiçbir rüzgâr yardım edemez. O yüzden bir hedef koymak zorundayız.

Ben böyle bir organizasyona, 8. “Giresun Günleri”ne, biraz önce zikrettiğim en tepeden en aşağı kademelere kadar bu işe emek ve destek veren bütün şahıs ve kurumlara tekraren teşekkür ediyorum. Bu birlik ve dayanışmamız daim olduğu sürece, İnşallah çok daha güzel şeyler yapacağımızı biliyorum, buna inanıyorum. Zaten bunu kanıtlamış durumdayız.

Biten her şeyin ruha saldığı ürperme vardır. Bizler bu ürpermeyi en yoğun biçimde yaşarken; olayları dedektif kurnazlığı ile kurutma kâğıdından okumaya çalışanlara da birkaç sözüm olacak: Etkinlikler boyunca, şehrimiz ve toplumumuzla ilgili 300 den fazla haber yapıldı. Bu haberler yurt içi ve yurt dışında etkin biçimde gündem oluşturdu. Yurt dışındaki seçkin araştırma kuruluşları konu ile ilgili sonuç analizleri yapıyor, bizden söz ediyorlar. Teşrifleriyle bizleri onurlandıran bakanlarımız arasında bulunan Gümrük ve Ticaret Bakanı Sayın Hayati Yazıcı bir haber kanalına verdiği mülakatta şöyle demiştir: “Gurbetçilik insanı yöresinden uzak düşürür. Yöresel kültürümüzü gelecek nesillerimize aktarma konusunda bu tür etkinlikler önemli bir fonksiyon icra ediyor. Kültürel zenginlik oluşturuyor. Yıllardır birbirini görmeyen, memleket hasreti çeken insanlar bu vesile ile bir araya geliyor. Toplumsal yapımız açısından baktığımızda, bölgelerimizin kültürel zenginlikleri gelecek kuşaklara aktarılıyor. Bu işin mimarı da Giresun dur. ” Sayın Bakanımıza teşekkür ediyorum.

Yöresel günleri itibarsızlaştırmaya çalışan –cılız da olsa-bir kaç çatlak sese şunu tavsiye edebilirim: Kafalarının arkasına da bir yüz çizdirsinler.

Son Söz Mehmet Akif’ den:
“Girmeden tefrika bir millete düşman giremez
Toplu vurdukça yürekler, onu top bile sindiremez.”

[Toplam:0    Ortalama:0/5]

Yorum yaparak bu yazıdaki tartışmaya katılın